Translate

26 Şubat 2015 Perşembe

Öne Çıkan Geliişmeler !!! Haberler !!!

https://www.facebook.com/denetimvergi
https://twitter.com/denetimvergi
 
24.02.2015
 
Almanya Maliye Bakanlığı Sözcüsü Martin Jaeger, Yunanistan'nın yapacağı reformlar listesini Troyka kurumlarına sunmasına ilişkin, "Liste yeterli bulunursa program dört ay daha uzatılacak" dedi.
 
23.02.2015
Piüs: Akaryakıtta Yüksek Vergiler Düşürülürse Kaçakçılık Biter
Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) Genel Başkanı İmran Okumuş, akaryakıt kaçakçılığını bitirecek yegane çözüm yolunun Maliye Bakanlığı’nın akaryakıt ürünlerine uyguladığı ÖTV’yi yeniden gözden geçirip, makul seviyelere indirilmesi olduğunu söyledi.
 
21.02.2015
Aym, İş Bankası'na Kesilen Vergi Cezasını Mülkiyet Hakkının İhlali Saydı
Anayasa Mahkemesi, İş Bankası’na kesilen vergi cezasını, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan 'mülkiyet hakkı'nın ihlali kabul ederek, bankadan tahsil edilen yaklaşık 40 bin liranın tahsil tarihi itibariyle yasal faiziyle beraber bankaya tazminat olarak ödenmesine karar verdi.
 
25.01.2015
Esnafa Faizsiz Kredi
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyet gösteren esnaf ile yeni girişimcilere sıfır faizli kredi uygulamasının başladığını söyledi
 
23.01.2015
Bakan İdris Güllüce: İmar Kanunu Yönetmeliği Yenilenecek
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, 'İmar Yönetmeliği' yapılacağının müjdesini vererek, rant payı dağıtımı ile ilgili vergilendirmenin de düzenleneceğini söyledi
 
22.01.2015
Tüsiad'ın Yeni Yönetim Kurulu
TÜSİAD 45. Olağan Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildi
 
15.01.2015
Bütçe Açığı 22,7 Milyar TL
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2014 yılında 22,7 milyar TL bütçe açığı verildiğini açıkladı.
 
15.01.2015
2015 Yılı Yatırım Programı
Programın Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar, Resmi Gazete'nin bugünkü mükerrer sayısında yayımlandı Programda, proje tutarı 477 milyar lira, 2014 sonu kümülatif harcaması 211 milyar lira, 2014 yılı başlangıç ödeneği 53,5 milyar lira olan 2 bin 915 proje yer alıyor.

Öne Çıkan Gelişmeler !!!

https://www.facebook.com/denetimvergi
https://twitter.com/denetimvergi

24.02.2015
 
23.02.2015
 
23.02.2015
 
18.02.2015
 
18.02.2015
 
14.02.2015
 
14.02.2015
 
14.02.2015
 
14.02.2015
 
14.02.2015
 
14.02.2015
 
14.02.2015
 
 
*Sirküler ve Duyurularımızda yer alan açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlı olup işlem tesis etmeden önce konusunda uzman bir danışmandan bilgi alınız.
 
 

12 Ocak 2015 Pazartesi

Eve Gelen Temizlikçinin Sigortası Cep Telefonu İle Yapılabilecek

SGK evlerde gündelik çalışanların sigortasının kolayca yapılabilmesi için yeni bir sistemi üzerinde çalışıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Yadigar Gökalp İlhan, gündelikçilerin sigorta primlerinin kuponla ödenmesinin yanı sıra cep telefonu üzerinden SMS ile sigortalayıp primi telefon faturasıyla tahsil etme seçeneği üzerinde çalıştıklarını ifade etti. İlhan, 6552 sayılı torba yasayla gündeme gelen gündelikçilere yönelik sigorta sistemi ve gelir testi başta olmak üzere merak edilen soruları yanıtladı.

1 NİSAN'DA BAŞLANACAK GÜNDELİKÇİLERİN KAYITLARI NASIL İŞLENECEK ?

Kupon sisteminde ev hizmetlerinde gündelikçi olarak çalıştırılan kişilerin sigortalılığı Belçika ve Hollanda'da olduğu gibi gündelikçi çalıştıracak kişinin piyasada satılan kuponu satın alması, çalışma bittikten sonra bu kuponu gündelikçiye vermesi, kuponu alan gündelikçinin kuponu paraya çevirmesi ile oluşacak. Ancak, kupon yönteminde kuponun basılması, dağıtılması, tekrar toplanması gibi sorun yaratabilecek alanlar mevcut.

TORBA YASA İLE HANGİ BORÇLAR YAPILAHDIRILACAK ?

Bu nedenle, 10 günden az gündelikçi çalıştıran işverenler için daha pratik yöntemler üzerinde çalışmalara devam ediyoruz. Bunlardan bir tanesi gündelikçi çalıştıracak ev sahiplerinin SMS yoluyla sigortalıyı bildirmesi. Bu yöntemle sigortalı çalıştıranlar, gündelikçi kişinin TC kimlik numarasını ve hangi gün çalıştıracaklarını SMS yoluyla Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirecek. Bunların telefon faturası üzerinden günlük asgari ücretin yüzde 2'si oranında iş kazası ve meslek hastalığı primi kesilecek. Bu da yeni asgari ücret üzerinden günlük 80 kuruş ediyor. SMS mesajı ile kurumca sigortalı tescili de yapılmış olacak.

30 MİLYAR LİRA BORÇ YAPILANDI

Torba kanunla sosyal güvenlik prim borçları için getirilen yapılandırma hakkından yararlanmak için 1 milyon 800 bin başvuru yapıldı. Yaklaşık 30 milyar liralık borç yapılandırıldı. Şu ana kadar 2.5 milyar liralık da tahsilat gerçekleştirildi.

UFUKTA YENİ İNTİBAK GÖRÜNMÜYOR

2000 sonrası emekli olanlar intibak beklentisi içindeler. Bu talepleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Biliyorsunuz, 2013 yılı başında bir intibak düzenlemesi yaptık. O düzenleme ile 2000 yılından önce emekli olup Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'daki gelişme hızından pay almayan emeklilere gelişme hızının yüzde 75'ini yansıttık. Bu şekilde 2000 öncesinde ve sonrasında emekli olanlar arasındaki aylık farkı eşitsizliğini gidermiş olduk. Ama 2000 sonrası emekli olanlar gelişme hızından zaten pay aldılar. Bu nedenle intibak çalışmamız yok.

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLARIN DURUMU NE OLACAK?

Bu hassas bir konu. Sosyal güvenlik sisteminde mevcut aktüeryal dengelerin korunması ve 2008 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformunu temelden etkilemesi açısından bu konuda herhangi bir çalışmamız yok. Emeklilik yaşı dolmadığı için emekli olamayan kişiler, eğer çalışmıyorlarsa gelir testi başvurularını yapıp sağlık hizmetlerinden yararlanmaya başlayabilirler. Testin sonucuna göre ödeme gücü olmayanların sağlık primini devlet karşılıyor. Böylece her türlü sağlık hizmetinden ücretsiz yararlanabiliyorlar.

'TEST SONUCU 711 BİN KİŞİNİN GSS BORCU SİLİNDİ'

Gelir testi yaptırmamış oldukları için milyonlarca kişi 2012 yılından beri en üst seviyeden milyarlarca lira borçlu durumuna düştü. Torba yasa çıktığından bu yana kaç kişi gelir testi yaptırdı?
Gelir testi yaptırmadığı için kurumumuz tarafından resen tescili yapılarak sağlık sigortası kapsamına alınan ve yapılandırma kapsamında olan sigortalı sayısı 3 milyon 360 bin kişi. Bu kişilerin toplamda yaklaşık 7.6 milyar TL gibi bir borcu bulunuyor. Ama torba kanunun yayım tarihinden bugüne kadar yaklaşık 1 milyon 180 bin kişi gelir testine başvurdu. Yapılan test sonucunda başvuruda bulunanlardan 711 bin kişinin ödeme gücü olmayanlar grubunda olduğu tespit edildi. Yani bu kişiler, eskiden yeşil kartlı olarak bilinen gruba alındı. Hem geçmiş borçları silindi hem de bundan böyle sağlık hizmetleri devlet tarafından karşılanacak. Geriye kalanların yaklaşık 410 bininin borçları ise 3'te 1 oranında azaldı. Yalnızca 59 bin dolayındaki kişinin borcu, bizim resen tescil ettiğimiz en yüksek prim seviyesinde kaldı.

'İLACA 11 AYDA 15.8 MİLYAR LİRA HARCADIK'

SGK sık sık birtakım sağlık ödemelerini karşılamadığı haberleriyle gündeme geliyor. Bu neden kaynaklanıyor?
Sağlık teknolojileri değişiyor ve yeni ilaçlar piyasaya sürülüyor. Toplumumuzda maalesef, her yenilikçi yöntemin eskiye göre daha iyi ve başarılı olduğuna dair yanlış kanaat var. Şu anda 4 bin 32 farklı tıbbi malzeme grubuna ilişkin ödeme yapıyoruz. 2014 yılında bin 598 yeni ürün grubunu geri ödeme kapsamına aldık, 308 ürünün fiyatını düşürdük. İlaç tarafından bakacak olursak şu anda geri ödeme listemizde 8 bin 700 farklı ilaç bulunuyor. 2014'ün 11 aylık döneminde 15 milyar 800 milyon liralık ilaç harcaması gerçekleştirdik. (Kaynak: Habertürk)

Kaynak: http://www.haberler.com/eve-gelen-temizlikcinin-sigortasi-cep-telefonu-6850032-haberi/?utm_source=Partner&utm_campaign=Milliyet_300x250_Manset

http://www.denetimvergi.com/icerik/haber_ex.php?id_no=60

Öne Çıkan Gelişmeler !!!

https://www.facebook.com/denetimvergi
https://twitter.com/denetimvergi

05.01.2015

2015 Yılı Kıdem Tazminatı Tavanı

05.01.2015

Mukimlik Belgesi Temin Edilmesi Zorunluluğu

06.01.2015

Kısa Vadeli Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranının Belirlenmesi( Reeskont Faiz Oranı)

09.01.2015

Ücretlilerde 2015 Yılında Prime Tabi Tutulmayacak Yardım ve Zamlar ile AGİ

09.01.2015

2015 Yılında Uygulanacak Yurt İçi ve Yurt Dışı Harcırah Tutarları

09.01.2015

VUK-70/2014-3 Sayılı Vergi usul Kanunu Sirküleri Yayımlandı

09.01.2015
 
65 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel tebliği Resmi Gazete 'de Yayımlandı
 
Sirküler ve Duyurularımızda yer alan açıklamalar tamamen bilgilendirme amaçlı olup işlem tesis etmeden önce konusunda uzman bir danışmandan bilgi alınız.

26 Aralık 2014 Cuma

"Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği” bir dönemin sonu mu?

İlhan BULUT / Gümrük Müşaviri
 
 
Mayıs 2008’de yürürlüğe girmişti Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği (YGM) ile ilgili tebliğ. Önemli değişiklikleri beraberinde getirmişti. Gümrük antrepolarının açılış işlemleri, devir işlemleri, antrepolara giren ve çıkan eşyaların kontrolü, altışar aylık ve yıllık stok sayımları bunların en başında gelen işlemlerdi.

Tebliğ ile öncesinde gümrük idareleri tarafından görevlendirilmiş ancak maaş, mesai, yolluk ve diğer ihtiyaçları antrepo işleticisi tarafından peşinen karşılanan memurların yaptığı işlem artık yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri tarafından karşılanacaktı. Uzun bir süre de böyle devam etti. Şimdi ne oldu da Gümrük Bakanlığı tarafından getirilen bu sistem, bir günde bir tebliğ ile son buldu?Bu sonucu hazırlayan etkenler nelerdi? Özellikle son dönemlerde antrepolar hakkında gazete manşetlerine konu olan spesifik olayların bu sonda, bir etkisi var mıydı? Bütün bu sorulara bir cevap vermek elbetteki mümkün.

Elbette ki gümrük antrepo rejimi ve bu rejimin etkin çalışmasının önemli aktörü olan YGM sisteminde, gümrüklerin diğer sisteminde olduğu gibi aksamalar var, olacaktır da. Önemli olan bu aksamayı tespit edip cezai müeyyideye tabi tutarak benzer durumların önüne geçmektir. Bakıldığında ne kadar doğrudur bilemem, medyadan takip ettiğimiz kadarıyla “antrepolarda usulsüz bir şekilde eşyaların değiştirildiği, farklı nitelikte eşya giriş-çıkışı yapıldığı” konularını okuyoruz. Ama biz biliyoruz ki gümrük yönetmeliğinde antrepoların sürekli takip edilebilen bir kamera sistemiyle donatılması, kamera kayıtlarının arşivlenmesi hatta arşiv süresine varana kadar fiziki gereklilik çok net ifadelerle belirtilmiştir.

Devamlı gözlem altında olması gereken antrepolar bu usulsüzlükler yapılırken tam olarak takip edilmiyor muydu? Bu usulsüzlüklerin boyutu gerçekten yüzlerce YGM firmasının binlerce çalışanı ile birlikte bir günde son bulduracak kadar büyüklükte midir? Sonrasında ise yetkilerin gümrük memurlarına devredilmesiyle bu sıkıntıların önüne geçilebilecek mi bilemiyorum ama bu yaklaşımın doğrudan veya dolaylı 100 bin civarında çalışana hitap eden gümrük müşavirliği sektöründe bir ürperti oluşturduğunu ifade etmek isterim.


Kaynak :http://www.dunya.com/yetkilendirilmis-gumruk-musavirligi-bir-donemin-sonu-mu-246570h.htm




http://www.denetimvergi.com/icerik/haber_ex.php?id_no=51


Denetim Vergi Sirküler 2014/034 : Antrepo Rejimine Tabi Tutulan Eşyada Teminat Uygulaması

02.12.2014 tarihli ve 29193 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan düzenleme çerçevesinde 17/12/2014 tarihinden itibaren uygulamadan kaldırılacak olan götürü teminat sonrasında, konuyla ilgili uygulamaya açılık getirmek üzere, Bakanlık Makamı’nın 14.12.2014 tarihli Olurları ile, yeni bir düzenlemeye gidilmiştir.
Buna göre;
Akaryakıt antrepoları dışındaki antrepolardaki teminat işlemleri ile ilgili olarak; her bir antrepo bazında eşyadan bağımsız ve sabit olmak üzere 01.01.2015 tarihine kadar 100.000.-Avro teminat verilmesi, ayrıca bu sabit teminata ilave olarak,
1- Antrepolara et ve et ürünleri (2. ve 16. fasıllarda sınıflandırılan), çay, muz, tütün ve tütün ürünleri, alkollü içki, mısır, cin mısırı, ceviz (kabuklu veya kabuksuz), badem (kabuklu veya kabuksuz), antep fıstığı (kabuklu veya kabuksuz) ile yer fıstığının (tohumluk, kabuklu veya kabuksuz) konulması durumunda eşyadan alınması gereken teminatın, eşyaya ilişkin toplam vergilerin %25’i kadar olması
2- Antrepoya konulacak diğer eşyadan alınması gereken teminatın ise eşyaya ilişkin toplam vergilerin %10’u kadar olması,
3- 01.01.2015 tarihine kadar 100.000.-Avro tutarındaki teminatın verilmemesi durumunda söz konusu teminat verilinceye kadar antrepoya eşya alınmasına izin verilmemesi,
Şeklinde yeni bir düzenleme yapılmıştır.

http://www.denetimvergi.com/icerik/sirku_ex.php?id_no=34

İthal Edilen Ürünlerle İlgili Satıcı Tarafından Gönderilen Fiyat Farkı ve Komisyon Faturalarının KDV ve Kurumlar Vergisi Yönünden İncelenmesi

Emre ATAÇ

Giriş

İthal Edilen ürünlerle ilgili satıcı tarafından sonradan gönderilen fiyat farkı faturaları ile ithal edilen ürünler için yurtdışından başka bir firmadan gönderilen komisyon faturalarının Katma Değer Vergisi ve Kurumlar Vergisi yönünden değerlendirilmesi bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.

A) İthal Edilen Ürünlerle İlgili Satıcı Tarafından Sonradan Gönderilen Fiyat Farkı Faturaları
Katma Değer Vergisi Açısından;

Katma Değer Vergisi Kanunun 21. Maddesine göre;
İthalatta verginin matrahı aşağıda gösterilen unsurların toplamıdır:
a) İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,
b) İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,
c) (4369 sayılı Kanunun 81'nci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 1.8.1998)(44) Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan (4731 sayılı Kanunun 5/B maddesiyle değişen ibare)diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler(45) ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur parkı gibi ödemeler.
Katma Değer Vergisi Kanunun 24. Maddesine göre;
Aşağıda yazılı unsurlar matraha dahildir:
a) Teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri,
b) Ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar,
c) Vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan hertürlü menfaat, hizmet ve değerler.
Bu anlamda fiili ithalattan sonra ortaya çıkan ek fiyat farkı tutarları katma değer vergisinin konusuna girmektedir.
Konuyla ilgili Denizli Vergi Dairesinin vermiş olduğu özelgesi aşağıda olup , ithalatta vergi matrahına dahil unsurlardan olan ithal edilen eşyayla ilgili olarak sonradan ortaya çıkan fiyat farklarına isabet eden KDV nin,  Gümrük Kanunu çerçevesinde ilgili gümrük idaresine beyan edilerek ödenmesi gerektiğine değinmektedir.
Firma bu tür fiyat farkı faturalarına sorumlu sıfatıyla KDV uygulamakta olup tahakkuk eden vergiyi  Maliye idaresine ödemektedir.
2011/48 numaralı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının genelgesinde Sonradan kontrol denetimleri neticesinde tespit edilen, Gümrük Yönetmeliğinin 53 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında beyan edilmesi mümkün olduğu halde bu şekilde beyan edilmeyen gümrük kıymeti unsurları ile ilgili KDV'nin 2 Nolu KDV beyannamesi ile vergi dairelerine yatırıldığının tespit edildiği durumlarda da KDV farkının yukarıda 2 nolu bentte
(2- Gümrükte ödenmeyen royalti bedeline ilişkin KDV'nin 1 veya 2 nolu KDV Beyannamesi ilevergi dairesine ödenmesi durumunda, bu tutara ilişkin KDV ek tahakkuku yapılmaması,Royalti bedeliyle ilgisi olmayan ve 2 nolu KDV beyannamesiyle ödenen KDV'nin göz önünde bulundurulmaması,)
açıklanan şekilde tespit edilmesi gerekmektir denmektedir.

B) İthal Edilen Ürünler İçin Yurtdışından Başka Bir Firmadan Gönderilen Komisyon Faturaları

 Katma Değer Vergisi Açısından;
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1. maddesinde, Türkiye' de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 4. maddesinde de hizmetin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği belirtilmiştir.

Aynı Kanunun, 6/b maddesinde ise işlemlerin Türkiye' de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye' de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye' de faydalanılmasını ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

KDV Kanunu’nun 9. maddesi, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde Maliye Bakanlığına vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisi tanımıştır.
Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullanarak KDV Genel Tebliği 117 ile bu kişi vekuruluşların Türkiye’de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı, ancak Türkiye’de faydalanılan hizmetlerde KDV’nin tamamının hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği yönünde düzenlemeler yapmıştır. Buna göre, yurt dışından hizmet ithal edildiğinde, hizmeti ithal eden tarafından hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanması ve bu verginin 2 No’lu Katma Değer Vergisi Beyannamesiyle beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
Bu anlamda ithal edilen ürünlerle, katma değer verginsin konusuna giren bir hususla ilgili yurtdışı firma tarafından düzenlenen komisyon faturası katma değer vergisinin konusuna girmekte olup sorumu sıfatıyla kdv yerine getirilmelidir.
Kurumlar Vergisi Açısından;
KVK’ nun 30. Maddesi ve GVK’ nun 94. Maddesi hükümlerine göre, BKK ile belirlenmiş oranlarda dar mükellefiyete tabi kurumlara nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen ödemelerden gelir veya kurumlar vergisi kesintisi yaparlar.
Türkiye dışında yerleşik kişi veya kurumlar, Türkiye mukim gerçek veya kurumlara hizmet sunmak suretiyle elde ettikleri gelirler nedeniyle gelir veya kurumlar vergisine tabi olmaktadırlar. Bu vergilemeyi yapabilmek için ülkeler arasında imzalanmış çifte vergiyi önleme anlaşmalarında aksine hüküm olmaması gerekir. Bu vergileme genellikle hizmeti sunan açısından kurum veya şahıs olsun stopaj yoluyla yapılmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu Maddesine göre stopaj yapabilmek için,                                                            
-         Yurt dışından hizmeti sunan bir kurum olmalıdır.
-         Yurt dışından alınan hizmet KVK’nun 30.Md. sayılan tevkifata tabi hizmetlerden olmalıdır.
-         Hizmet alınan ülke ile Türkiye arasında çifte vergiyi önleme anlaşması olmamalıdır veya vergi anlaşmasında stopaj yapmayı engelleyecek hüküm olmamalıdır.    
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, stopaja tabi olan ve olmayan bazı ödemeler şöyledir;
Stopaja tabi ödemeler;
-         Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how, ihtira, işletme, alâmetifarika ve bunlara benzer GAYRİ MADDİ HAKLAR için ödenen bedeller ve kiralar,
-         KİRALAMA hizmetleri karşılığında ödenen bedeller. ( finansal kira ve normal kira)
-         Eleman ücretleri (Yurt dışında mukim bir şirkette çalışan ve geçici görevle Türkiye’ye gelen personel için yurt dışındaki firmaya ödenen ÜCRET karşılığı ödemeler)
-         Danışmanlık, mühendislik, eğitim, montaj, tercüme hizmetleri gibi SERBEST MESLEK kapsamında yapılan ödemeler.
-         Borç verme, mevduat ve benzeri fon kaynakları karşılığında ödenen FAİZLER.
Stopaja tabi olmayan ödemeler;
-         Fuar katılım bedelleri,
-         Yurt dışında yapılan ilan ve reklam bedelleri,
-         Her çeşit komisyon ödemeleri,
-         Sigorta prim ödemeleri,
-         Gözetim ücret ödemeleri,
-         Uydu ve data hattı kira ödemeleri,
-         Yurt dışı seyahatlerde yapılan ödemeler. (konaklama, yemek, ulaşım gibi)
Her çeşit komisyon ödemeleri ticari kazanç niteliğinde olduğundan stopaja tabi değildir.
Sonuç
Katma Değer Vergisi Açısından: Gümrük idaresinin 2011/48 no.lı genelgesinde sorumlu sıfatıyla KDV nin oluşacak tarhiyatta dikkate alınacağına dair açıklama olmasına rağmen ithalattan doğan fiyat farklarına ilişkin faturalara ait katma değer vergisinin gümrüğe beyanı Maliye Bakanlığının verdiği özelgeden de  görüldüğü gibi en sağlıklı yöntemdir.
Kurumlar Vergisi Açısından:  İthal Edilen Ürünlerle İlgili Satıcı Tarafından Sonradan Gönderilen Fiyat Farkı Faturaları İle İthal Edilen Ürünler İçin Yurtdışından Başka Bir Firmadan Gönderilen Komisyon tutarları ticari kazanç niteliği taşıdığından stopaj kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Komisyon ve fiyat farkları ile ilgili özelge örnekleri aşağıda mevcuttur.

İthalattan doğan fiyat farkı faturasında KDV hk.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
  
Sayı:B.07.1.GİB.4.20.15.01-40-MUK-2011-200-6702/02/2012
Konu:İthalattan doğan fiyat farkı faturasında KDV 
     

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz,  ... 'da yerleşik ... firmasından pamuk elyafı ithal ettiğiniz, ihracatçı firma ile dünya pamuk borsalarındaki fiyatlar doğrultusunda kontrat yaptığınız ve kontrata istinaden avans olarak ödeme yaptığınız, ithalatın kontrat fiyatı üzerinden düzenlenen fatura ile gerçekleştiği, daha sonra ihracatçı firmanın dünya pamuk borsalarındaki fiyatlara göre ek bir fatura daha düzenlediğinden bahisle düzenlenen fiyat farkı faturası üzerinden hesaplanan katma değer vergisini, 2 no.lu KDV beyannamesi ile beyan edip edemeyeceğiniz hususunda bilgi verilmesi istenilmektedir.
            3065 sayılı KDV Kanununun;
           - 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalinin katma değer vergisine tabi olduğu,
            -10/ı maddesinde, ithalatta vergiyi doğuran olayın, Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili aşamasında meydana geldiği,
            -21 inci maddesinde, ithalatta vergi matrahının; ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri, ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar, Gümrük Beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi unsurların toplamı olduğu,
            - 43/4 üncü maddesinde, ithalde alınan KDV nin ilgili gümrük idaresince tarh olunacağı,
            - 48 inci maddesinde, bu kanuna göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış katma değer vergisi hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacağı, ancak, indirim hakkı tanınan işlemlere konu eşyanın serbest dolaşıma girdiği tarihin içinde bulunduğu veya sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak vergi dairesine verilen beyannamelere göre ödenen KDV nin (sorumlu sıfatıyla ödenenler hariç), ithalde hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle tahsili gereken KDV den düşüleceği,
             hüküm altına alınmıştır.
            Buna göre, ithalatta vergi matrahına dahil unsurlardan olan ithal edilen eşyayla ilgili olarak sonradan ortaya çıkan fiyat farklarına isabet eden KDV nin,  Gümrük Kanunu çerçevesinde ilgili gümrük idaresine beyan edilerek ödenmesi gerekmekte olup, bu verginin 2 No.lu KDV Beyannamesi ile bağlı bulunduğunuz vergi dairesine  beyan edilip ödenmesi mümkün  bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.



T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir ve Kurumlar Vergileri Müdürlüğü


SAYI : B.07.1.GİB.4.07.16.01/KVK.2007.ÖZ.73/
KONU : Yurt dışındaki firmaya ödenen komisyon bedelinin KV ve KDV karşısındaki durumu
İLGİ :
İlgide kayıtlı dilekçenizde, ……….Vergi Dairesi Müdürlüğünün ……………… vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, Danimarka'da bir firmanın kendi vatandaşlarına şirketinize ait ülkemizdeki gayrimenkulleri satabilmek için pazarlama faaliyetinde bulunduğu, bunun için reklam ve fuarlara katıldığından söz edilerek, satışı yapılan gayrimenkuller karşılığında ödenen komisyon bedeli ile reklam ve fuar hizmetleri nedeniyle yapılan ödemeler üzerinden katma değer vergisi ödenip ödenmeyeceği konusunda görüşümüz sorulmuş olup, konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığından alman 30.05.2008 tarih ve 54829 sayılı yazıda aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1. maddesinde, Türkiye' de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 4. maddesinde de hizmetin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği belirtilmiştir.

Aynı Kanunun, 6/b maddesinde ise işlemlerin Türkiye' de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye' de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye' de faydalanılmasını ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, şirketinize ait ülkemizdeki gayrimenkullerin satılması amacıyla yurt dışında mukim bir firma tarafından fuarlara katılım ve reklam vermek suretiyle yurt dışında gerçekleştirilen pazarlama hizmeti katma değer vergisine tabi olmayacaktır.

Öte yandan satışı yapılan gayrimenkuller karşılığında Türkiye' de mukim şirketiniz tarafından yurt dışında müşteri bulan yabancı şirkete ödenen komisyon bedeli, hizmetten Türkiye' de faydalanılması nedeniyle katma değer vergisine tabi tutulacak olup, söz konusu komisyon bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

KURUMLAR VERGİSİ KARUNU YÖNÜNDEN :

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 01/01/2007 tarihinde yürürlüğe giren 13. maddesinin 1. fıkrasında; kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı hüküm altına alınmış olup; alım, satım, imalat, ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği belirtilmiştir.

Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında ise, ilişkili kişi tanımının, kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiğine yer verilmiştir.

Öte yandan konuya ilişkin ayrıntılı açıklamaları 8 Kasım 2007 tarih ve 26704 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan 1 seri Nolu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliği' nde yapılmıştır. Anılan Tebliğin "3.1.2-Kurumlarm veya Ortaklarının İlgili Bulunduğu Gerçek Kişi veya Kurum" başlıklı bölümünde, kurumların ve kurum ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi ve kurumlar sayılmış olup, kurum ortaklarının doğrudan veya dolaylı olarak ortak olduğu kurumlar ve şahıs şirketleri ile söz konusu kurum ve şahıs şirketlerinin diğer kurum ortaklarının ilişkili kişi sayılacağı açıklanmıştır.

Bu çerçevede, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edebilmek için;

Bir kurum tarafından bir mal veya hizmet alım satımının (alım, satım, imalat ve inşaat

işlemleri, kiralama, kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye,

ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de bu kapsamdadır.) yapılmış olması,

Söz konusu kurumun bu mal veya hizmet alım ya da satımını ilişkili kişilerle yapmış

olması,

Bu mal veya hizmet alım ya da satımında "emsallere uygunluk ilkesine" aykırı olarak fiyat

veya bedel tespiti yapılmış olması

gerekmektedir.

Dolayısıyla kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine göre tespit ettikleri fiyat veya bedel üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımı yapmış olmaları durumunda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edilmeyecektir.

Öte yandan yine aynı Tebliğin "4-Emsallere Uygunluk İlkesi" başlıklı bölümünde, emsallere uygun fiyat veya bedelin, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da pazar fiyatı olarak adlandırılan tutar olduğu ve ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerektiği açıklanmıştır.

Şirketiniz ile şirketinizin ortaklarından birinin ortak olduğu Danimarka' da mukim Consept House arasında yapılan sözleşmeye istinaden, Şirketinize ait Türkiye' de bulunan gayrimenkullerin Consept House tarafından Danimarka vatandaşlarına tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yapıldığı ve satışı yapılan gayrimenkuller karşılığında Consept House' a komisyon bedeli ödendiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, aralarında ilişki bulunan iki şirket arasında yapılan işlemlerde uygulanacak fiyat veya bedelin (komisyon bedeli) emsallere uygun fiyat üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu emsale uygun bedelin tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile anılan Tebliğin "5-Emsallere Uygun Fiyat ya da Bedelin Tespitinde Kullanılan Yöntemler" başlıklı bölümünde yapılan açıklamalara göre işlemin mahiyetine en uygun yöntemin kullanılacağı tabiidir.

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3. maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye' de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye1 de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği hükmü getirilmiş, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar sayılmıştır.

Anılan Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise, dar mükellefiyete tabi kurumların bu maddede yer alan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslarda dahil nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılması hükme bağlanmış, ancak maddedeki yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere farklı kesinti oranları belirlenmiştir.

Buna göre satışı yapılan gayrimenkuller karşılığında Türkiye' de mukim şirketiniz tarafından, kanuni ve iş merkezi Türkiye' de bulunmayan Danimarka' da mukim ilişkili kişi kapsamındaki Consept Hasue' a ödenen komisyon bedeli ticari kazanç niteliği taşıdığından bu ödemeler üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmayacağı tabiidir.

Ancak, Consept House tarafından verilen hizmetin yurt dışında pazar araştırması yapılması, ürünlerin reklamının yapılması, pazarlama gibi hizmetler dolayısıyla salt komisyonculuk işinin dışına taşması durumunda söz konusu hizmet karşılığında Şirketiniz tarafından Danimarka' da mukim Consept House' a ödenen bedeller üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesi ve 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1/b-ii bendi uyarınca % 20 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.


www.denetimvergi.com internet adresinde yayımlanmıştır.